WwW.SekiLi.Org
Aziz KARACA' ya Kalp Yetmezliği Nedeni ile Kalp Pili Takıldı.   |   Şeker Pancarı Kuraklık Nedeni İle Çıkmadı.   |   Cengiz KILIÇ Sekili'nin Yeni Muhtarı Seçildi.   |   HOŞ GELDİN BEBEK   |   ANKARA’DA SEKİLİ GÜNLERİ 3. ARABAŞI GÜNÜ VE MEVLİT PROGRAMI YAPILDI.   |   8.02.2014 C.TESİ SAAT 17 DE 3.ARABAŞI GÜNÜ VE MEVLİT'E DAVETLİSİNİZ.   |   KEMAL KAYADİBİ B.B.P. KEÇİÖREN BELEDİYE ENCÜMEN ADAYI.   |   Bacanak, Yerköy İçin AKP'den Aday Adaylığını Açıkladı   |   ...Sekili Şehit Osman Pekşen İlköğretim Okulu öğrencileri Gaziantep ve Şanlıurfa’yı gezdi.   |   Muhtar Aday Adaylarımızı Tanıyalım.   |  
ANA SAYFA HABER FORUM SOHBET RESİM VİDEO ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM ÜYE OL ÜYE GİRİŞİ
Reklam2

Yerköy Radyoları
Yerköy Fm Canlı Yayın
Ana menü
Ana sayfa
Tarihçemiz
Muhtarlarımız
Belediye Başkanlarımız
Şehitlerimiz
Gazilerimiz
Ulaşım
Ünlülerimiz
Telefon ve Adresler
Lakaplar
Belediyemizin Hizmetleri
Belediye Alet ve Ekipmanları
Şehit Osman PEKŞEN İlk Öğretim Okulu
Aşağı Sekili Mezarlığı
Yukarı Sekili Mezarlığı
Selektör Makinası
Sulama Birliği
Jandarma Karakolumuz
T.M.O. Ajans Şefliği
T.C.D.D Şefliği
Halı Sahası
İletişim
Kategori
Haberler
Resimler
Video
Yazılar
YOZGATLI DERNEKLER FEDERSYONU
T.C. Cumhurbaşkanlığı
T.C. Başbakanlığı
Resmi Gazete
BİMER
Yozgat Valiliği
Ankara Yozgatlı Drenekler Federasyonu İnternet Sitesi
Yerköy Kaymakamlığı
İlçe Emniyet Müdürlüğü
İlçe Jandarma Komutanlığı
İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
Yerköy Belediyesi
Sekili ve Civar Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
Üye Formu
İŞ BAŞVURU FORMU
Yardım Talep Formu
Dernek Kurucuları
Dernek Yöneticileri
Ankara'da ki Hemşerilerimiz
Derneğimizin Tüzüğü
Dernekler Kanunu
İstatistik
Bugün  Toplam 
 Tekil 11  76207 
 Online
 IP 23.23.67.57 
Video
Veda Hutbesi Amatör Bir Sesten Şiir İSTİKLAL MARŞI YOZGAT SÜRMELİSİ YOZGATLIYIZ ŞANLIYIZ
Üyelik Menü
Üye adı :    
Şifre :    
  
  Üye olun    
  Şifremi Unuttum   
BİZİMKÖY
BİZİM KÖY

Ayağımdaki kara lastiğe kum doldurup oynamayı
Burnumdaki hortuğu koluma çalmayı
Düşen keten donumun lastiğini çekmeyi
Arkadaşlarımla dövüşerek oynamayı özledim

Evden oğrun oğrun kibrit çalmayı
Kahvehanelerin ardından izmarit toplayıp tütün sarmayı
İki fırt çekince yere yatıp sarhoş oldum demeyi
Ben köyümün toprağını özledim

Sıra sıra dizilip hendeğe çöğdürmeyi
Dalları kıra kıra iğde toplamayı
Cebime koyduğum renkli daşları para gibi saymayı
Ben köyümün eski günlerini özledim

Öğle sıcağında Delicede dal taşak soyunup da çimmeyi
Sekili Tuzlasına giden kağnıların ardına asılarak sürünmeyi
Çanakçı âli emminin arabasına asılıp da kamçı yemeyi
Motorların arkasında kara lastiğimi yırtmayı özledim

Tren istasyonunu gelen mektupları
Gizli gizli açıp da okumayı
Ofisin, okulun tabak tabak camlarını sapanınan kırmayı
Ebesine, emesine dezesine hepsine de sövmeyi özledim.

Zabah kalkıp pineden yumurta çalmayı
Dağda tepede tülü, öksüzoğlanı küskücünen kazmayı
Yoldan geçen kamyonları vızır vızır daşlamayı
Yakalanıp iyi bir kötek yemeyi özledim

Teştin içinde gööö sabınla yunmayı
Gözüm acıdıkça zırıl zırıl ağlamayı
Anamdan sırtıma zımba yemeyi
Berdi yastığı koyup da hasırın üstünde uyumayı özledim

Sapanınan söğüt, iğde dalında serçe sığırcık avlamayı
Kumocağından aşağıya tezerek zağlamayı
Gındabınanda düşen donumu bağlamayı
Bubam pazara giderken ardından it gibi zırlamayı özledim.

Hani benim eski kerpiç damlı köyüm
İt kovalayıp boğuşturduğum köyüm
Gavurgayı hediği cebimize koyup da seke seke yediğimiz
Çükümüzü yaktığımız benim köyüm

Şemşameri kamyon, otobüs edip sürdüğümüz günler
Bostan tarlasından şalak yolduğumuz günler
Davarı malı çamıra sürüp de güldüğümüz günler
Ben köyümün çamırlı tozlu, taşlı yollarını özledim

Yufkayınan çalmalı dürüm yediğimiz
Avucunan pınarlardan kana kana su içtiğimiz
Çıplak ayağınan ziftin üstünde yürüyüp
Anamdan yediğim sopaları günleri özledim

Hattin ardında köprüye saklanmayı
Treni devirmek için taşları yığmayı
Kütür kütür trenin taşların kırılmasını dinlemeyi
Treni durdurup da gardifrenin bizi kovalamasını özledim

Yedi gardaş bir odada yatmayı
Birbirimize yatağın içinde depik atmayı
Bakır sahane hep birlikte kaşık çalmayı
Aç susuz büyüdüğümüz o güzel günleri özledim

Damda hedik beklemeyi
Arkaçlarda sığır gütmeyi
Bulgur kazanına elimi uzatınca
Ebemden çömçeynen dayak yemeyi özledim

Söğütden düdük yapıp da öttürmeyi
Bıçağınan da hılç sivriltmeyi
Koltuk altından taş fırkıtmayı
Ayağıma sarıdiken, andakların bakmasını özledim

Trende sitilinen su satmayı
Yazıda kelenilere sapan atmayı
Paçayınan da Delicede balık tutmayı
Donunum içine giren kurbağaları özledim

Çayırda mileklerde sığır sopa kovalamayı
Kurbağaları daşlamayı tosbağaları ters döndürmeyi
Sülük tutup da şişelere doldurmayı
Ben köyümün kerpiç damlarını özledim

Yeşil ekin tarlalarında, çimenlerin üstünde tombalak aşmayı
Zabahları yufka ekmeğinen sıcak tarhana içmeyi
Tandırlıkda karaya ise bulaşmayı
Tandırdaki ekmeğin kokusunu özledim

Damda çorak atıp çiğnemeyi
Camızların kuyruğundan asılıp da sürünmeyi
Keten işlik lastikli don giymeyi
Ben köyümün yatağını, yorganını özledim

Kahveci Hallo Dayının kovasıynan su getirsem
Çopur Osman Emmimin dükkânının önünü süpürsem
Gelen posta treninden ber eski gazete alsam
Ben köyümün kurbağalı suyunu özledim

Göbellerinen bostan tarlasını sine sine yolsak
Karpuzu dizime vurup da ikiye yarsak
Göbeğini sulu sulu şapırdatarak elle yesek
Elimin şırasını üstüme sürmeyi özledim

Karabeyi su döküp ipinen deliğinden çıkartmayı
Sap yakıp da Bağ Tepesinden tilkileri deliğinden çıkartmayı
Elime tükürüpte bahçede bel tutmayı
Köyümün yeşil akasyalarını özledim

Buruncuklu Çerçi Köro köyümüze gelse
Yumurta, arpa, keçiboynozu, halkalı şeker, kırık leblebi, üzüm verse
Damın ardından geçen davarlardan yün düşse
Ben köyümün ak sütlü koyunlarını özledim

Cam kırıklarını toplayıp da köprünün altına yatsam
Göğ firik edip de ateşte üteleyip elimi yaksam
Halkalı şekerleri gındabınan boynuma daksam
Ben köyümün elleri kınalı bayramlarını özledim

Saçlarımı Musa emmim makasınan kesse
Tıraş bitince de kulağımı kızartarak çekse
Elime bir sarı yirmibeş kuruş verse
Ben rahmetlik Musa emmimi özledim

Delicede nasıl donsuz çimmiştik
Hani şoo kafası böyüğün kulağı kesik eşeğine ters binmiştik
Sudan çıkınca da göyneği ters giymiştik
Ben köyümün yılgınlarını, pıtalarını, Delice ırmağını özledim

Kış gelince de küllükde hılç oynasam
Yılgınları anamdan oğrun sivrildip samanlığa saklasam
Ütülüp de zırıl zırıl ağlasam
Ben küllüklerde ağnanan eşekleri özledim

Pınara ağzımı dayayıp da su içsem
Mektebe çıplak ayağınan gitsem
Çıkınımdaki ofamaçlı ekmeği yesem
Okulda giydiğim yamalı önlüğümü özledim

Topal Çalapda bir gramafon çalsa
Kaçak tütün sarıp da etrafa dumanını salsa
Mevlide bacımda topal Çalaba bir bağırsa
Konu-komşu cümlesini özledim

Culuklar, bodiler, ördekler pineye dolsa
Ahır inek sarı buzağı dolsa
Camızlarda hattin ardında koç gibi tokuşsa
Sütleri, yoğurtları, yumurtalı dürümleri özledim

Zabah kalkınca anam yayığı bana verse
Altına çul çapıt serse
Yayıktan yağ çıkınca bir dürüm verse
Tereyağlı dürümleri özledim

Köyde bir düğün olsa da tabanca atsalar
Kalbır kalbır fişeği ortaya saçsalar
Rakı şişesini de nişan alıp vursalar
Düğünlerdeki boz davulu, halayları özledim

Anam şöyle bir pilav pişirse
Taze yufkanında üstüne serse
Bir yumrukta babam acı soğanı kırsa
Halil İbrahim bereketli sofraları özledim.

Tahtadan tüfek yapıp nişan alsam
Muşambadan, hamurdan çıtadan oğrun uçurtma yapsam
Belime kama takıp hava atsam
Elleri nasırlı köylülerimi özledim

Kurbağa daşlasak eski Ofisin orada
Tülü kazsam keme arasam depede dağda
Tay olsam tezsem sekili ovasında
Gökyüzünden geçen turnaları özledim

Zabah kalkınca sığırın ardı sıra yelsem
Çobanın eşeğini durdurup oğrunca binsem
Akşama kadar iskelede it ayağı yemiş gibi gezsem
Üstümü başımı yırtmayı özledim

Yerköye gitsem de babamla pazarı gezsem
Pamuk şekerinen taze somun yesem
Hortuğumu silerek böyüklerimin ellerini öpsem
Yerköyün sessiz akan kanağını özledim.

Kış gelince de dama çıkıp kar kürüsem
Yün çorabı bacağıma çekip paşa oldum diye ünlesem
Küllüğe kıl tuzak kurup sığırcık, serçe yakalasam
Ben köyümün ayazlı gecelerini özledim

Kış gelince de kuzineyi kursak
Kermeyi tezeği yapmayı gözüne vursak
Közün içinde de palamut atıp patlatsak
Küfül küfül yanan, nar gibi sobaları özledim

Zabahınan kalkıp ibrikle elleğenin de elimi yüzümü yusam
Kirtik sabunu da duvarın dibine koysam
Elimi gölge edipte şöyle bir Çiçekdağına baksam
Kurban olduğum Çiçekdağının yamacını özledim

Çeşmede avratlar dövüşse de her şeyi ortaya saçsa
Sitil, helke tenekeler havada uçsa
İskeleden herifleri gelse bir gözel dayak atsa
Pınarlardan su alan kınalı elleri özledim

Sacayağının altına tezeği vursak
Üstüne de küpeli bakır kazanı koysak
Şöyle bir ısınınca da teştde yunsak
Ocakta tüten tezek dumanını bile özledim

Karda Kum Ocağına çıksak
Altımıza muşamba alıp da kaysak
Karların üstünde kırk dombalak aşsak
Çörtenlerde donan buzları özledim

Akşam olunca da aydedenin ardından koşsak
Dere depeleri yol gibi aşsak
Arkasından meyil meyil baksak
Sekili’nin günbatımlarını özledim

Bahçeden taze soğan tere toplasam
Yufkanın içine yan yatırsam
Ekmeğimi de şöyle bir tuza bansam
Bahçedeki toprağın kokusunu özledim

Zeytinyağı tenekesinden araba yapsak
Altına da kara lastiği kesip teker taksak
Köyün içinde tozu dumana katsak
Denk dur gâvurun dölü diyen dilleri özledim

Babam bir kitleli naylon alsa
Koluma da bolca halkalı şeker taksa
Arkadaşlarım ardımdan imrenip bana baksa
Vorc vorç eden canikli kara lastiği özledim

Değirmene gidip dönen taşa baksam
Bir seklem buğdayı kaldırıp gözüne atsam
Sıcacık unu da kolanyalıp eşeğe vursam
Mübarek unun mis gibi kokusunu özledim

Hele şöyle bir köye varsam da
Küllükte oynasam, aşık atsam
Uçurtmamı göğe salıp selamlayıp ardından baksam
Tarlalardaki koyungözü, gelincikleri özledim

Köyün kahvesinde bir dövüş nizah çıksa
Çoban Osman da koca koca çıngırak taksa
Trenden giden yolcu bir şeker, gazte atsa
Trenini o garip düdüğünü, isini özledim

Çamur karıp da kerpiç kessem
Geçkereyinen yel gibi gidip gelsem
Bostan tarlasına bir çiğit eksem
Kıraç tarlalardan kavun karpuz yolmayı özledim

İneği buzağıyı önüme katıp Süleymanlı'nın Özüne gitsem
Çirtmeden madımak, yemlik etsem
Yorulunca da şöyle bir otların üstüne gerinsem
Ben derelerden akan tuzlu suları, kurbağaların sesini özledim

Sünnetçi Haydar Ağa köye geldiğinde damın ardını dört dolansak
Bizi kandırıp kesme şekeri yedik al kanlara bulansak
Kara Zeynelin gıygıdısının sesine aldansak
Böğelek tutmuş inek gibi böğürmeyi özledim.

Kış gelince de elek taksam elime
Sıcak bir çorba götürsem komşunun evine
Sıcağına poyrazına yeline
Topludan esen yelleri özledim

Çapıtdan top yapıp oynasak
Saklanperteklerde kuytulara saklansak
İğde ağacına bir salıncak kurup sallansak
İğdenin dalını, kokusunu özledim

Camızlar çayırda şimdi möörüyorlar mı
Boz eşekler küllükte ağnanıyorlar mı
Bödiler evlerin damından uçup hattin ardına konuyorlar mı
Anamın ağzıma koyduğu toz biberleri de özledim

Âşık Erhan belli ki yıllardır köyünü özledin
Oyun oynarken hep pantolonu dizlerdin
Kimi zaman bağda bostan gözledin
Gün olur kavuşursunda sen de köyüne

ERHAN PALABIYIK
GAZETECİ, ARAŞTIRMACI, YAZAR
28 NİSAN - 2006 YERKÖY
Foto Galeriler
Foto Galeri-1
Foto Galeri-2
Foto Galeri-3
Foto Galeri-4
Foto Galeri-5
Foto Galeri-6
Karpuz ve Kavunumuz
Eski Camii Resimleri
Şehit Çelebi Doğan Camii
Aşağı Sekili Camii Resimleri
Esnaflarımız
Molla Osman Türbesi
Okulumuz
Takvim
Hava Durumu
ISTANBUL
esnaflarımız

Anasayfa  İletişim